Emir’i yaklaşık bir ayı aşkın bir süredir oyun terapisine götürüyorum. Geçirdiği ameliyat ve sonraki süreç beklediğimiz üzere bir takım etkiler bıraktı. Mesela asla kendini muayene ettirmiyor, yabancı bir ortama girmekten hoşlanmıyor ve yeniliklere hiç açık değil. Nasıl olsun ki? O süreçte her girdiği ortamda ya birileri kafasını mıncıklıyordu, ya tahlil için kan alınıyordu, ya da tomografi veya MR çektirmek için uyutuluyordu.

İyileşme sürecini atlattıktan sonra oyun terapisine götürmeye karar verdik. Ameliyat dönemi sadece iyileşmesine ve kafasını çarpmamasına odaklandığımız için bu kararı biraz erteledik, ancak sıra geldi. Ama geç olsun, güç olmasın dedik ve sevgili Iraz Toros Suman’ ın kapısını çaldık. Kendisi sağolsun çok güvendiğim bir Uzman Psikolog. Zaten Emir’le ilgili bütün süreci bildiği için bana oyun terapisinin çok ise yarayabileceğini, ve bu konuda çok güvendiği bir meslektaşı olan sevgili Suzi Levi Mizrahi‘ye gitmemizi önerdi.

Hemen randevumuzu aldık ve oyun terapisine başladık. Daha çok yeni ama, Emir’de şimdiden birtakım değişiklikler gözlemlemeye başladık.

Sevgili Suzi’ye en son gittiğimiz gün, blogumda yayımlamak üzere çocuk gelişimi ile ilgili biz annelere bilgiler yazmak isteyip istemediğini sordum. Çok yoğun bir programı olduğu halde sağ olsun, beni kırmadı.

İşte Suzi’nin ilk yazısı, bundan sonra ara ara karşınızda olacak :) Eminim siz de benim kadar seveceksiniz. Bundan sonra sözü Suzi’ye bırakıyorum:

Merhaba,

Ben Suzi Levi Mizrahi. Bir kadın, bir kız çocuğu, bir eş, bir anne ve bir gelişim psikoloğuyum aynı zamanda kendini arayan, yenilikler peşinde koşan, seyahat etmeyi çok seven, kitap okuyan, hayatı anlamaya çalışan biriyim.  Gelişim Psikoloğu kimliğimle bu blogda  çocuk gelişimi üzerine hazırladığım yazıları paylaşıyor olacağım. Ancak tahmin edersiniz ki hayattaki tüm rollerim ve deneyimlerim  yazılarımı etkiliyor.  Bazen benzer tecrübelerimiz bazen farklılıklarımız olacak.  Her aile ve her çocuk biricik bunu unutmamak gerek.

Bu ilk yazıyı kendim için yazdım sanırım. Çalışan bir anne olarak zaman zaman yetişemediğimi düşündüğümde ve 2iyi bir anne miyim?” diye endişelendiğimde hazırladığım bir yazı. Yazdım ve rahatladım. Umarım size de iyi gelir…

Sevgiler

 

Sevgili Anne,

Bu ara sana bu mektubu yazmak istedim çünkü görüyorum ki bazen bana yeterince vakit ayırmadığını düşündüğün için kendini suçluyorsun , hiçbir şeye yetişemediğini düşündüğün için üzülüyorsun, bana doğru bir şekilde davranıp davranmadığından emin değilsin.  Merak etme sen çok iyisin bunu sana da göstermek istediğim için bu mektupta sana bazı sorular soracağım.  Bunları cevapladığında benim ihtiyaçlarımı gerçekten karşılayıp kaşılamadığını sen de anlayacaksın.  İşte sana sorularım;

  • Beni seviyor musun?

Anneciğim ben seni çok seviyorum ama bazen bunu gösterme yollarım farklı olabilir.  En rahat senin yanında olduğum için hep sen varken bağırıyorum, hatta isteklerim olmadığında bazen kendimi yerlere atıyorum…ama sen yanımdasın ve bana bir zarar gelmeyeceğini biliyorum.  En rahat senin yanında duygularımı gösterebiliyorum. Böyle zamanlarda lütfen acaba neyi yanlış yapıyorum da bu şekilde davranıyor diye düşünme.  Bana duygularım çok yoğun olduğunda nasıl sakinleşirim onu göster.

Bu arada sana küçük  bir sır beni öpmen, bana sarılmam ve beni gıdıklaman çok hoşuma gidiyor.

  • Benim ihtiyaçlarımı fark ediyor musun?

Ben bazen uykum geldiğinde yokmuş gibi davranıyorum çünkü seninle ve babamla daha çok vakit geçirmek istiyorum ama uykum varken eğlenmek benim için zor. Sana göstermemeye çalışsam da uykum geldiğinin sinyallerini sen görüyorsun değil mi? Mızmızlansam, bağırıp ağlasam da yine de beni yatırdığın için teşekkür ederim.

  • Sen işteyken ya da dışarıdayken benim ne yaptığımı biliyor musun?

Aslında sürekli beraber olamayacağımızın farkındayım. Sen giderken yine de ağlıyorum belki geri gelirsin diye… ama biliyorum ki senin de ihtiyaçların var. Merak etme sen yokken de eğleniyorum, sen yokken de yemek yiyip, uyuyorum.  Hem sen zaten benim ne yediğimi, ne kadar uyuduğumu biliyorsun değil mi?

  • Dengeli beslenmem ve sağlığım senin için önemli mi?

Özellikle ilk doğduğum zamanlar fiziksel gelişimim ve büyümem çok önemli ama sonra da dengeli beslenmeyi ve sağlık ihtiyaçlarımı karşılayacak olan öncelikle sensin.  Anne olarak bana sunduğun yiyecekler benim de neleri yiyip neleri yemeyeceğimi belirliyor.  Evde de güvenlik kurallarına dikkat etmen belki dışarıdan dalga konusu oluyor ama benim için evde güvenli olmak gerçekten hayati değere sahip. Bir yandan  kendimi beslenmeyi, korumayı da öğreniyorum senden.

  • Benimle oyun oynuyor musun?

Benim için en güzel hediye seninle oyun oynamak.  Ne oynadığımızın hiç önemi yok, eğlenelim yeter J Benimle yere oturman, beraber bir şeyler yapmak benim çok hoşuma gidiyor.  Benimle oyun oynadığında bana en güzel vakti vermiş oluyorsun zaten.  Merak etme ev dışındaki her aktiveteye katılmasak olur ama ne olur benimle hergün biraz oyun oyna.  Bu sayede hem seninle duygularımı paylaşıyorum, hem yeni şeyler öğreniyorum, hem o gün olanlar hakkında sana bilgiler veriyorum… Benimle oyun oynadığın için teşekkür ederim anneciğim.

Bu arada ne kadar tuttursam da bana sürekli oyuncak almak zorunda değilsin. Her şeyi elde edemeyeceğimi öğrenmek için güzel bir fırsat. Yavaş yavaş bu zorlayıcı fikre alışacağım.

  • Her istediğimi yapıyor musun?

Bu sorunun cevabı HAYIR mı? Güzel o zaman, ihtiyaç ve isteklerimi ertelemek benim için zor olsa da bu şekilde beni dış dünyaya hazırlıyorsun. Kural ve sınırları esnetmeye çalışsam da, çok ağlayıp, bağırsam da beni hayata hazırladığın için çok teşekkür ederim anneciğim…

 

Sana söylemiştim, sen iyi bir annesin ve ben seni çok seviyorum.

Çocuğun

 

 

 

HENÜZ YORUM YOK