Salı, Ocak 22, 2019
Evet, çocuk sahibi olmak çok güzel, ama kadından çok şey götürüyor.  Hele bir de yanlışlıkla benim gibi #kardessart demişseniz, sık aralıklarla kafayı yemeye hazırlıklı olun.  Sabah uyanır uyanmaz yedi bin beş yüz defa anne anne anne diye sesleniyorlar. Alarmı susturursunuz...
  Boşuna dememişler annelik tükürdüğünü yalamaktır diye. Şimdiye kadar kaç kez yaladım, hatırlamıyorum bile. Nasıl da kesin kurallarım vardı, asla şunu yapmam, ayy nasıl bunu yedirir çocuğa, aman şuna bak, çocuğa hiç terbiye vermemiş, aman ne ağlak çocuk diye başlayan...
Bir önceki yazımda demiştim ya, bence bebekler annenin soyadını almalı diye, şimdi arttırıyorum: Bence bebekler annenin kütüğüne geçmeli! Kesin ve net! Sen hamile kaldığın andan itibaren deli gibi her şeye dikkat et, aman bebeğime zararlı bir şey gitmesin, yok klasik müzik dinleyeyim...
Sizde durum nedir bilmiyorum ama bizim evdeki kötü polis genelde, hatta neredeyse her zaman benim. Çocuklar doğduğundan beri bir rutin oluşturmaya çalıştığım, ve alıştıktan sonra da buna uymaya özen gösterdiğim için, kuralları net bir şekilde koydum. Sabah kalkış saatimiz,...

Anne olmadan önce korkmuyordum ben. Biraz daha fazla kafama göre yaşar, tehlikeli şeyler yaparken "acaba" diye düşünmezdim. Mesela bir gün neredeyse iki bin metre yüksekliğindeki Babadağ' dan pat diye paraşütle atladım. Üstelik benden önce atlayan genç bir kadın fotoğraf...