Karanlık günlerden geçiyoruz. Sadece ülkemizde değil, dünyanın her yerinde savaş haberleri, patlayan canlı bombalar, yanı başımızda açlık, sefalet, rezalet. Nereye dönsen birbirine benzer görüntüler..Bir gün Paris, öteki gün İstanbul, birkaç saat sonra Suriye, Filistin..Sanki koca bir kara delik gelmiş, bütün iyiliği, umudu, insanlığı, vicdanı yalayıp yutmuş gibi..

Nasıl geldik biz bu hale? Ne ara kaybettik bütün bunları? İşin en fenası ne, biliyor musunuz? Bu travmalarla büyüyen binlerce çocuk var. Her gün bomba sesleri, açlık, sefalet, taciz, tecavüz..İnsanın dini, dili, ideolojisi farklı diye ona bunu yapma hakkını nereden alıyoruz? Biliyor musunuz, bu çocuklar bir gün büyüyecek. Büyüyecekler ve yaralarını sarmaz isek, sadece insan oldukları için hak ettikleri değeri göstermezsek, bu dünyada herkesin eşit şartlarda yaşamaya hakkı olduğunu anlatmazsak, en basitinden bu zor günlerinde onları unutmadığımızı hissettirmez isek, ilerindeki acı öfkeye dönüşür ve aynısını, belki de daha kötüsünü yapmadan bu dünyaya gözlerini kapatmazlar.

Bu zinciri kırmak için silkinmek gerek!

Oturup bir şey yapmadan oturamıyorum artık, kimse de oturmasın!

Zaman yardım zamanı, iyilik zamanı.. hiç karşılık beklemeden herkes her gün bir iyilik yapsa, maddi manevi ihtiyaç her neyse bir bir giderilse, iyilik ve güzellik geri gelmez mi sizce de? Sevgili Deli Anne’nin bu karanlık günlerde benimle de paylaştığı çok güzel bir fikri var. Blogunda detaylı olarak yazdı, merak ediyorsanız buradan okuyabilirsiniz.

Fikri bile beni heyecanlandırmaya yetti, insanlığa dair ümidim geri geldi…

Dünyaya vicdanı ve iyiliği hep beraber geri getirelim, buna çok ihtiyacımız var! Ben kimim, ne yapabilirim ki deme, sen Damladaki Okyanussun..

#damladakiokyanus hareketi başlıyor..karşılık beklemeden iyilik yapma hareketi.. Detayları çok yakında paylaşacağım..bu arada her gün bir iyilik yapmaya başlayalım. Kimse bilmese de olur, sen o iyiliği karşındakine bulaştırdığını bil yeter!

HENÜZ YORUM YOK