Sizde durum nedir bilmiyorum ama bizim evdeki kötü polis genelde, hatta neredeyse her zaman benim. Çocuklar doğduğundan beri bir rutin oluşturmaya çalıştığım, ve alıştıktan sonra da buna uymaya özen gösterdiğim için, kuralları net bir şekilde koydum. Sabah kalkış saatimiz, akşam yatış saatimiz belli. Her şeyi bir kenara bırakalım, en çok da yatma zamanı konusunda hassasiyet gösteriyorum . Belli bir saate alıştıkları için, onu geçirdikleri anda sapıtmaya başlıyorlar. Bu sefer hepimizin sinirleri bozuluyor, ben de – özellikle hafta içi – çocukların uyku saatini geçirmeyecek şekilde evde olmaya özen gösteriyorum. Eşim bu konuda daha rahat. Aile ziyaretlerini planlarken buna çok fazla dikkat etmiyor. Her seferinde çocuklar ağlayarak, zırlayarak, hatta bazen feryat figan arabaya biniyor, hareket eder etmez ise uyuya kalıyorlar. Sonra işin yoksa arabadan eve taşı, üst baş değiştir, falan filan. Bence çok gereksiz.

Eve abur cubur alınmasını istemiyorum, ne de olsa evde olan bir şeyi çocuklara yasaklamak çok zor. Madem bu zararlı bir şeyi, niye aldın eve o zaman diyen çocuklarım var. E bunu açıklamak için ter dökeceğime, hiç almamayı tercih ediyorum. Ama gel de bunu bizim babaya anlat. Bir türlü ikna edemedim, canı isteyince alıyor, kendini frenleyemiyor. Alman kurt köpeği misali sakladığım her şeyi bulan çocuklar da isteyince hayır demek zorunda kalıyorum, ve bilin bakalım kim yine kötü polis oluyor?

Bunun gibi daha bir sürü örnek var. Eşim benim fazla Alman olduğumu düşünüyor, ben ise onun yeterince otoriter olmadığını düşünüyorum. Bu biraz da yapı meselesi, ama bu şekilde çocukların kafasını da karıştırıyoruz bence. Biri ısrarla bir şeyi savunurken, öteki ebeveyn tam da istenmeyen şeyi yapıyorsa, bu işte bir yanlış var. Sanırım anne baba olarak biraz daha ortayı bulmalıyız. Ben biraz daha göz yumacağım bazı şeylere,  o ise biraz daha otoriter olacak.

Geçen gün Defne kulağıma şunu fısıldadı: “Anne biliyor musun, babamı çok seviyorum, her istediğimi yapıyor!”

Bu cümleyi duyunca çok üzüldüm. Her şeyi onların iyiliği için yaparken bunu duymak biraz üzücü. Peki sizin evde durumlar nasıl?

 

HENÜZ YORUM YOK