Ben hızlı biriyim, annem benden de hızlıdır. Öyle bir ortamda yetiştiğim için de karşımdakinin yavaş düşünmesine, konuşmasına, anlamasına, özellikle de yavaş hareket etmesine kelimenin tam anlamıyla deli oluyorum. O cümlesini bitiremeden devamını ben söylemek istiyorum, ağır ağır hareket ederken gırtlaklamak istiyorum. Midemden göğsüme, oradan da boğazıma doğru bir alev yükseliyor sanki. Sinirlerim bozuluyor..

Gençken hemen tepki de gösteriyordum, fakat zamanla derin derin nefes alarak durumu idare etmeye başladım. Kendi kendime sakin ol diyorum, çoğunlukla da işe yarıyor.

Çocuğum olunca durum benim için bayağı zorlaştı. Dediğim gibi, ben hızlı annemin hızlı kızıyım. Ve fakat benim kızım canı isterse hızlı, canı istemeyince ise dünyanın en yavaş insanı olabiliyor. Benim gibi çabuk kavrıyor, kesinlikle yavaş konuşmuyor, fakat canı istemeyince ya da o anda keyfi başka bir şey yapmak isteyince, benimle dalga geçer gibi kaplumbağa moduna geçiyor.

Böyle olunca da bu aralar en çok kullandığım kelimelerden biri “hadi” oluyor ve her kullandığımda nefret ediyorum bundan.

Sabah kalkar kalkmaz başlıyoruz. Zamanında beni sabahın beşinde ayağa diken çocuk şimdi sabahları uyanmak istemiyor. İki üç kez güzelce uyanma vakti desem de, ardından hemen “hadi”ler başlıyor. Hadi kalk, hadi yüzünü yıka, hadi formanı giy yavrum, hadi çabuk ol geç kalıyoruz yavrum, o çoraplar hala giyilmedi mi, hadi ama!..derken bu kadar hadi dediğim için kendimden nefret etmeye başlıyorum. Çocuğu bu kadar sıkmak da istemiyorum ama yetişmemiz gereken bir ilkokul, toplantı vs. var sonuçta :) Uyanma ile evden çıkış arasında tam bir saat var ama bu bile ancak yetiyor, ucu ucuna yetişiyoruz her seferinde. Okuldan gelince de yemek, oyun, kitap, yatma faslı yine benzer şekilde geçiyor.

Bir ara kendime söz vermiştim, ne olursa olsun hadi demeyecektim, fakat nerede..Bir gün dahi dayanamadım!

Artık o kadar sıkıldım ki kendimden, benim bunu başarmam lazım. Kimsenin benimle aynı hızda olmak zorunda olmadığını , herkesin kendi temposu olduğunu, insanları oldukları gibi kabul edip rahat bırakmak gerektiğini kalbim biliyor da, gel gör ki şu içimdeki alman mürebbiye bunu bir türlü anlamak istemiyor.

Kendimin ve ailemin huzuru için bunu gerçekten yapabilmek istiyorum. Yarından itibariyle bu kelimeyi hayatımdan söküp atmak istiyorum.Doğmak için 9 ay bekleyebildiysem, bunu da başarabilirim bence, dimi ama :)

Sözümden dönmemek için buraya tekrar yazıyorum “Bir daha hadi demek yok, yok!”

Sizin bu konuda izlediğiniz bir yol, denediğiniz bir yöntem varsa lütfen paylaşın, önerilere çok çok açığım :) Şimdiden teşekkürler..

 

 

HENÜZ YORUM YOK