Sevgililer günü bana oldum olası çok saçma geliyor. Her yer tıka basa adet yerini bulsun diye dışarı çıkan bir sürü çiftle dolu oluyor.

Benim hiçbir zaman böyle bir beklentim olmadı. Ne yani, o akşam yemeğe gitmezsek beni sevmiyor mu eşim? Koskoca bir senede bir gün sevgililer gününü yemek yiyerek kutlayacağımıza, sene boyunca bana ev ve çocuklarla ilgili yardımcı olarak, her daim yanımda olduğunu hissettirerek ve bana yaslanacak bir omuz vererek sevgili olduğumuzu göstermesini tercih ederim. Ayrıca sevgililer gününde illa karşı cinsten biriyle birlikte program yapmak gerekmiyor bence. Gün sevgi ile ilgili değil mi? Bu durumda önce kendimizi sevip şımartmak lazım.

Sevgililer gününde bekar olsam, o günü tamamen kendimi şımartmaya ayırırdım. Önce masaja giderdim. Masaj kadar insana iyi gelen bir şey var mı? Her gün iki defa yapsalar yine doymam. Hatta sauna veya hamam ve masaj ikilisi daha da cazip geliyor bana. Böyle bir yere kız kıza gidip eğlencenin dibine vurmak şahane olur. Aklıma gelmişken bizim kızlarla bunu ayarlamak lazım en kısa zamanda. Çok canım çekti, ne yalan söyleyeyim :)

Ardından sevgiliye hediye almak için ayıracağım bütçe ile gidip kendime beğendiğim bir şey almaya giderdim. Bu artık yeni bir ayakkabı mı, çanta mı, parfüm mü, ya da çok istediğim o fotoğraf makinesi mi olurdu, duruma göre bakardım.

O gün hayatımda hiç yapmadığım, yeni bir şey denerdim. Mesela helikopterle İstanbul turu yapmak ya da performans sürüş eğitimi almak gibi adrenalin dolu etkinlikler bana çok hitap ediyor. O tarz bir şey kesinlikle ilk sırada yer alırdı. Fakat sakin etkinlikleri tercih eden biri olsam, evde arkadaşlarla pijama partisi verir, sinema akşamı yapardım. Bol abur cubur elbette ki serbest olurdu.

Madem gün sevgililer günü, içimizdeki sevgiyi pekala karşı cins haricinde birçok kişiyle paylaşabiliriz. Bunun için yaşlılar yurdu, kimsesiz çocuklar yurtları veya barınaklar çok doğru adresler. O insanların sevinci ve mutluluğu kalplerimizi ısıtmaya yeter.

Ne dersiniz?

HENÜZ YORUM YOK